Make ve do farkı: Hangi durumda hangisi kullanılır?
Türkçede "yapmak" tek bir fiil, ama İngilizcede bu anlamı iki ayrı fiil paylaşır: make ve do. Bu yüzden "ödev yapmak", "hata yapmak", "kahve yapmak" gibi ifadeleri çevirirken hangisini seçeceğimizi şaşırırız. Make ve do farkı, İngilizce öğrenen Türklerin en sık takıldığı kelime konularından biridir.
İyi haber şu: make ve do farkı için birkaç temel mantık ve en sık kullanılan kalıplar yeterlidir. Bu yazıda önce iki fiilin genel mantığını, sonra Türkçe çevirili örnek cümleleri, sık yapılan hataları ve cevaplı alıştırmaları bulacaksın. Bu konuya İngilizcede sık yapılan hatalar yazımızda kısaca değinmiştik; burada çok daha ayrıntılı ele alıyoruz.
Make ve do arasındaki temel mantık
Make: Ortaya bir şey çıkarmak
Make, genellikle daha önce olmayan bir şeyi üretmek, oluşturmak ya da ortaya çıkarmak anlamına gelir. Sonunda ortaya çıkan bir sonuç vardır: bir pasta, bir plan, bir ses.
- make a cake (pasta yapmak)
- make coffee (kahve yapmak)
- make a plan (plan yapmak)
- make a noise (ses çıkarmak, gürültü yapmak)
Do: Bir işi, görevi ya da etkinliği yerine getirmek
Do ise bir işi, görevi, etkinliği yerine getirmeyi anlatır. Burada odak yeni bir şey üretmekte değil, eylemin kendisindedir. Ev işleri, ödevler, iş ve genel etkinlikler çoğunlukla do ile söylenir.
- do homework (ödev yapmak)
- do the dishes (bulaşık yıkamak)
- do the shopping (alışveriş yapmak)
- do exercise (egzersiz yapmak)
Ayrıca belirsiz bir eylemden söz ederken de do kullanılır: What are you doing? (Ne yapıyorsun?), Let's do something fun. (Eğlenceli bir şey yapalım.), I have nothing to do. (Yapacak hiçbir şeyim yok.)
Kurala uymayan kalıplar
Bu mantık çoğu durumda işe yarar, ama her ifadeyi açıklamaz. Örneğin "make a mistake" (hata yapmak) ya da "make a decision" (karar vermek) ifadelerinde somut bir ürün yoktur, yine de make kullanılır. Bu yüzden en pratik yol, sık geçen kalıpları kelime grubu olarak ezberlemektir.
Make ile sık kullanılanlar: make a mistake, make a decision, make a phone call, make money, make friends, make an effort, make progress, make an appointment, make a suggestion, make an excuse, make the bed, make a difference, make a promise, make sure
Do ile sık kullanılanlar: do homework, do housework, do the laundry, do the cleaning, do your best, do someone a favour, do business, do research, do a job, do work, do damage, do nothing
Not: "favour" İngiliz yazımıdır; Amerikan İngilizcesinde "favor" olarak yazılır. Anlam ve kullanım aynıdır.
Örnek cümleler ve Türkçe çevirileri
Aşağıdaki cümleler günlük hayatta en çok karşılaşacağın kullanımları gösteriyor.
Make ile:
- I made a mistake in my report. — Raporumda bir hata yaptım.
- We need to make a decision before Friday. — Cumadan önce bir karar vermemiz gerekiyor.
- Can you make some tea for us? — Bize biraz çay yapabilir misin?
- She makes her bed every morning. — Her sabah yatağını toplar.
- I have to make a phone call. — Bir telefon görüşmesi yapmam lazım.
- He made a lot of friends at university. — Üniversitede çok arkadaş edindi.
- Make sure the door is locked. — Kapının kilitli olduğundan emin ol.
- Your help made a big difference. — Yardımın büyük fark yarattı.
Do ile:
- I do my homework after dinner. — Ödevimi akşam yemeğinden sonra yaparım.
- Who is going to do the dishes? — Bulaşıkları kim yıkayacak?
- Could you do me a favour? — Bana bir iyilik yapabilir misin?
- Just do your best. — Sadece elinden gelenin en iyisini yap.
- She does yoga twice a week. — Haftada iki kez yoga yapar.
- They do business with companies in Germany. — Almanya'daki şirketlerle iş yapıyorlar.
- We did a lot of research for this project. — Bu proje için çok araştırma yaptık.
Çevirilere dikkat et: "make a decision" Türkçede "karar yapmak" değil "karar vermek", "make friends" ise "arkadaş edinmek" olur. Yani her zaman "yapmak" kelimesinden yola çıkmak doğru sonuç vermez; ifadeyi bir bütün olarak öğrenmek daha güvenlidir.
Sık yapılan hatalar
Türkçe düşünerek çeviri yapınca en çok şu hatalar ortaya çıkar:
- Yanlış: I did a mistake. → Doğru: I made a mistake. (Hata yaptım.)
- Yanlış: I make my homework every day. → Doğru: I do my homework every day. (Ödevimi her gün yaparım.)
- Yanlış: Can you make me a favour? → Doğru: Can you do me a favour? (Bana bir iyilik yapar mısın?)
- Yanlış: We have to do a decision. → Doğru: We have to make a decision. (Bir karar vermemiz gerekiyor.)
- Yanlış: She is making research on climate change. → Doğru: She is doing research on climate change. (İklim değişikliği üzerine araştırma yapıyor.)
- Yanlış: I want to do a lot of money. → Doğru: I want to make a lot of money. (Çok para kazanmak istiyorum.)
Bir ipucu: bir ifadeden emin değilsen kendine "Sonunda yeni bir şey ortaya çıkıyor mu, yoksa bir işi mi yerine getiriyorum?" diye sor. Bu soru çoğu durumda seni doğru fiile götürür; kalıplaşmış istisnaları ise yukarıdaki listelerden tekrar ederek öğrenebilirsin.
Pratik alıştırmalar
Alıştırma 1: Boşluğa make ya da do fiilinin uygun biçimini yaz
- Can you ___ me a favour?
- I ___ a big mistake yesterday.
- She always ___ her homework after dinner.
- We need to ___ a decision today.
- My father usually ___ the shopping on Saturdays.
- Please don't ___ so much noise.
- Let's ___ a plan for the weekend.
- I ___ my best in the exam last week.
- Who is going to ___ the dishes tonight?
- He ___ a lot of money from his business last year.
Alıştırma 2: Cümledeki hatayı bul ve düzelt
- I did a phone call to my manager.
- She makes exercise every morning.
- Can you make the cleaning today?
- They did a lot of progress this month.
Cevap anahtarı ve açıklamalar
Alıştırma 1
- do — "do someone a favour" kalıplaşmış bir ifadedir.
- made — "make a mistake"; "yesterday" olduğu için geçmiş zaman.
- does — ödev bir görevdir; "she" ve "always" olduğu için geniş zaman, üçüncü tekil şahıs.
- make — "make a decision" (karar vermek).
- does — "do the shopping"; "usually" ile geniş zaman, üçüncü tekil şahıs.
- make — "make a noise" (gürültü yapmak); burada "noise" sayılamayan biçimde, "so much" ile kullanılmış.
- make — "make a plan" (plan yapmak).
- did — "do your best"; "last week" olduğu için geçmiş zaman.
- do — "do the dishes" (bulaşık yıkamak); "going to" sonrasında fiilin yalın hâli gelir.
- made — "make money" (para kazanmak); "last year" olduğu için geçmiş zaman.
Alıştırma 2
- I made a phone call to my manager. — Telefon görüşmesi "make" ile kurulur.
- She does exercise every morning. — Egzersiz bir etkinliktir, "do" ile kullanılır.
- Can you do the cleaning today? — Ev işleri "do" ile söylenir.
- They made a lot of progress this month. — "Make progress" (ilerleme kaydetmek) kalıplaşmış bir ifadedir.
Sonuç
Make ve do farkını tek bir kuralla çözmek mümkün değil, ama iki adımlı bir yaklaşım çok işe yarar: önce genel mantığı kullan (make üretir, do bir işi yerine getirir), sonra en sık kullanılan kalıpları kelime grubu olarak öğren. Yeni bir ifade gördüğünde onu tek kelime olarak değil, "make a decision" ya da "do the laundry" gibi bütün hâliyle not almak, konuşurken doğru fiili daha hızlı bulmanı sağlar.
Kelime bilginin ve dil bilgisi seviyenin şu an nerede olduğunu merak ediyorsan ücretsiz seviye testi ile başlayabilir, ardından seviyene uygun içeriklerle çalışmaya devam edebilirsin. Daha fazla pratik ipucu için blog sayfamıza da göz atabilirsin.
Sık sorulan sorular
Make ve do arasındaki temel fark nedir?
Make genellikle yeni bir şey üretmek ya da oluşturmak (make a cake, make a plan), do ise bir işi, görevi ya da etkinliği yerine getirmek (do homework, do the dishes) için kullanılır. Bazı kalıplar bu mantığa uymaz, bu yüzden sık kullanılanları ezberlemek gerekir.
Hata yapmak İngilizcede make a mistake mi, do a mistake mı?
Doğrusu make a mistake'tir. Do a mistake yanlış bir kullanımdır.
Ödev yapmak neden do homework olur?
Ödev yerine getirilen bir görevdir; ev işleri, ödevler ve genel işler İngilizcede do ile söylenir: do homework, do the shopping, do the laundry.
Karar vermek İngilizcede nasıl söylenir?
Make a decision denir. Türkçede vermek fiili kullanılsa da İngilizcede bu ifade make ile kurulur.